Şimdi benzer duyguları bir daha yaşamam gereken bir zaman dilimine girmiş bulunmaktayım. Her gün yüzlerine baktığım ve tanımadığım ve hayatlarımızın birbirine bağlı olduğuna inandığım insanoğlu, bu günü -yani takvim yapraklarıyla ölçtüğümüz zaman dilimlerinden yıl olarak adlandırılan olgunun son gününde- ne yaparak geçireceğinin planlarını bir krismıs havası içinde bir hafta öncesinden planlamaya başladı. Eskimiş, bozulmuş, yaşlanmış ve dışlanmak üzere olan eski yılın son saniyeleri ve yeni, sağlam, genç ve içlenmek üzere olan yeni yılın ilk saniyelerini ne yaparak geçireceğinin taslağı var şu anda kafasında. Ve bunu memleket meselelerinden daha önemli hale getiren insanoğlumuzun aynaya bakarak kendi dedikodusunu yapmak gibi geliyor bana.
Yeni yıl kavramı sadece tatil, eğlence, ondan geriye sayma, zıplama, çığlıklar atma, yeni yılın ilk ışıklarına kadar saçma sapan dans figürleri yapma; hatta -bana en komik geleni- yazımı ve hatırlanması kolay olsun diye 1 ocak doğum günlerinin kutlanması vb olarak gören insanoğlumuz..
Benim yeni yılım oturup düşünmektir, koca bir yıl ne yaptım diye. Neleri kazandım, neleri kaybettim? Hangi büyük salak hataları yaptım? Bu sene bana ne öğretti? Örneğin bu sene öğrendiğim en güzel derslerden birisi:
Öncelikle sayfanın yapısı üzerinde birazcık değişikler yaptım; siyah&gri tonlardan ziyade beyaz&mavi tonları kullanıp gözü yormayacak ve okuyucunun içini karartmayacak bir çehreye sahip olmasını istedim. Belki bana da yararı dokunur ve umut dolu, mutluluk dolu şeyler yazabilirim.. Daha yeni fark ettim, bu blogun da yıl dönümü oldu; ne kadar çabuk geçmiş onca zaman.
Sonralıkla herkese ailesi ve sevdikleriyle birlikte sağlık, huzur ve başarı dolu bir yıl diliyorum..
Herkese Mutlu Yıllar..
Yeni yıl kavramı sadece tatil, eğlence, ondan geriye sayma, zıplama, çığlıklar atma, yeni yılın ilk ışıklarına kadar saçma sapan dans figürleri yapma; hatta -bana en komik geleni- yazımı ve hatırlanması kolay olsun diye 1 ocak doğum günlerinin kutlanması vb olarak gören insanoğlumuz..
Benim yeni yılım oturup düşünmektir, koca bir yıl ne yaptım diye. Neleri kazandım, neleri kaybettim? Hangi büyük salak hataları yaptım? Bu sene bana ne öğretti? Örneğin bu sene öğrendiğim en güzel derslerden birisi:
"İnsan fırsatların gelmesini bekler, fırsatlarda insanın gelmesini. Fırsatlar bekler, insanlar bekler. Kazanan hep mazeret olur."Genellikle oturur düşünürüm; bir yerlere not ettiysem -ki genellikle yazdığım yazıları kronolojik olarak okuduğumda az çok yaşadıklarımı hatırlıyorum- yaşadıklarımı analiz ediyorum. Ve yeni bir yıla girerken, yeni basılmış bir kitaptan yükselen mürekkep kokusuna sahip, bembeyaz, tertemiz, çizgisiz defter kıvamında bir yıla dikey geçiş yaparım. Sil baştan başlarım her şeye; yeni hedefler belirlerim; başarı haneme ekleyebileceğim şeyler düşünürüm; başarısızlık hanemdeki olguları tekrarlamamak için nasıl önlemler alabileceğimi düşünürüm..Tamamen kişisel irade ve kişisel disipline sahip olunması gereken bir konu bu -neyse yılın sonunda kafa ütülemeye hiç gerek yok sanırım; standart prosedürü uygulayalım.
Öncelikle sayfanın yapısı üzerinde birazcık değişikler yaptım; siyah&gri tonlardan ziyade beyaz&mavi tonları kullanıp gözü yormayacak ve okuyucunun içini karartmayacak bir çehreye sahip olmasını istedim. Belki bana da yararı dokunur ve umut dolu, mutluluk dolu şeyler yazabilirim.. Daha yeni fark ettim, bu blogun da yıl dönümü oldu; ne kadar çabuk geçmiş onca zaman.
Sonralıkla herkese ailesi ve sevdikleriyle birlikte sağlık, huzur ve başarı dolu bir yıl diliyorum..
Herkese Mutlu Yıllar..
0 yorum:
Yorum Gönder